Aftlar, ağız, dil veya dudakta görülen ağrılı yaralardır. En sık tetikleyiciler arasında asitli, sert veya tahriş edici yiyeceklerin tüketimi, vitamin ve mineral eksiklikleri, yorgunluk, stres ve viral veya bulaşıcı enfeksiyonlar bulunur. Düzgün ve zamanında tedavi edilmezse aftlar tekrarlayabilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca bazı durumlarda aftlar, Behçet gibi sistemik hastalıkların bir belirtisi olarak da ortaya çıkabilir.

Ağızda Aft Neden Çıkar
Ağızda aft, genellikle ağız mukozasının tahriş olması, beslenme eksiklikleri, stres ve yorgunluk veya bağışıklık sisteminin geçici olarak zayıflaması nedeniyle ortaya çıkar. Ayrıca bazı viral enfeksiyonlar ve sistemik hastalıklar da aft oluşumunu tetikleyebilir. Tedavi edilmezse aftlar tekrar edebilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.
- Stres ve yorgunluk: Yoğun stres ve düzensiz uyku, bağışıklık sistemini zayıflatarak ağız mukozasının savunmasını düşürür ve aft oluşumunu kolaylaştırır.
- Vitamin ve mineral eksiklikleri: Özellikle B12 vitamini, folik asit ve demir eksikliği ağızda yaraların oluşmasına zemin hazırlar.
- Ağız travmaları: Sert yiyeceklerin çiğnenmesi, diş fırçası darbeleri veya yanlış protez kullanımı gibi fiziksel travmalar aftların tetikleyicisidir.
- Viral ve bulaşıcı hastalıklar: Özellikle grip, soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlar vücudun direncini düşürerek aft oluşumunu artırabilir.
- Sistemik hastalıklar: Behçet hastalığı gibi bazı bağışıklık sistemi ile ilgili rahatsızlıklarda ağız yaraları sık görülebilir.

Dilde Aft Neden Çıkar
Dilde aft, dil yüzeyinin hassas yapısı nedeniyle sık rastlanan bir durumdur. Tahriş edici yiyecekler, vitamin eksiklikleri, hormonal değişiklikler veya bağışıklık sistemi sorunları dilde aft oluşumuna yol açabilir. Uygun önlem ve tedavi uygulanmazsa aftlar tekrarlayabilir.
- Ağız hijyenine dikkat etmeme: Dil üzerinde biriken bakteri ve mantarlar, mukozayı tahriş ederek aft riskini artırır.
- Vitamin ve mineral eksiklikleri: Özellikle çinko, demir ve B vitaminleri dil dokusunun sağlıklı kalması için gereklidir; eksiklikler aft oluşumuna zemin hazırlar.
- Hormonal değişiklikler: Kadınlarda adet dönemi öncesi veya gebelik gibi hormon dalgalanmaları dilde aft riskini yükseltebilir.
- Tütün ve alkol kullanımı: Sigara ve alkol, dil mukozasını tahriş ederek aft oluşumunu tetikleyebilir.
- Bağışıklık sistemi hassasiyeti: Bazı kişilerde bağışıklık sistemi dil dokusuna aşırı tepki vererek aft gelişimine yol açar.

Dudakta Aft Neden Çıkar
Dudakta aft, dudak dokusunun dış etkenlere karşı hassas olması nedeniyle sık görülür. Dudak ısırma, alerjik reaksiyonlar, vitamin eksiklikleri veya bağışıklık sistemi hassasiyeti dudakta aft oluşumunu tetikleyebilir. Düzenli tedavi edilmezse aftlar tekrar edebilir.
- Dudak travmaları: Kazara dudak ısırılması veya sert darbe dudak mukozasının zarar görmesine ve aft oluşumuna neden olabilir.
- Alerjik reaksiyonlar: Bazı gıdalar, diş macunları veya ağız bakım ürünleri dudakta alerjik reaksiyon ve aft oluşumuna yol açabilir.
- Bağışıklık sistemi hassasiyeti: Dudak dokusu, bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesiyle kolayca aftlanabilir.
- Stres ve enfeksiyonlar: Vücut stres altında veya enfekte olduğunda dudakta aft riski artar.
- Vitamin eksiklikleri: B12 ve demir eksiklikleri, dudak dokusunun hassasiyetini artırarak aft oluşumunu kolaylaştırır.

Boğazda Aft Neden Çıkar
Boğazda aft, nadir görülmesine rağmen ciddi ağrı ve rahatsızlık yaratabilir. Viral veya bakteriyel enfeksiyonlar, tahriş edici yiyecekler, yorgunluk ve vitamin eksiklikleri boğaz mukozasında aft oluşumuna neden olabilir. Tedavi edilmezse aftlar tekrarlayabilir.
- Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar: Boğazdaki mikroorganizmalar, mukozanın zayıf olduğu dönemlerde aft oluşumunu tetikler.
- Tahriş edici yiyecekler: Çok asitli, baharatlı veya sert yiyecekler boğaz mukozasını tahriş ederek aft riskini artırır.
- Yorgunluk ve stres: Bağışıklık sistemi zayıf olduğunda boğazda aft oluşma olasılığı artar.
- Sistemik hastalıklar: Behçet gibi bazı bağışıklık sistemi hastalıklarında boğaz aftları görülebilir.
- Ağız ve boğaz travmaları: Sert yiyecekler, cerrahi müdahaleler veya tahriş edici mekanik etkiler aft oluşumunu tetikler.
Aft Belirtileri Nelerdir?
Aftlar genellikle ağızda küçük, yuvarlak veya oval yaralar şeklinde görülür ve ağrı, yanma veya hassasiyet ile kendini gösterir. Erken belirtiler fark edildiğinde tedavi ve bakım ile rahatlama sağlanabilir.
- Ağrı ve hassasiyet: Aft olan bölgeye dokunulduğunda veya yemek yerken ağrı hissedilir.
- Yanma veya kaşıntı: Aft çıkmadan önce hafif yanma veya kaşıntı hissedilebilir.
- Küçük beyaz veya sarı lekeler: Aftlar genellikle beyaz veya sarı renkte olup çevresi kırmızı bir halka ile çevrilidir.
- Yutma güçlüğü: Boğazda veya ağız arkasında çıkan aftlar yemek yeme ve yutmayı zorlaştırabilir.
- Hafif ateş veya genel rahatsızlık: Bazı kişilerde özellikle büyük aftlarda hafif ateş ve halsizlik görülebilir.
Aft Nasıl Geçer?
Aftlar genellikle 7–14 gün içinde kendiliğinden iyileşir. Ancak uygun ağız bakımı, beslenme ve ağrı yönetimi ile süreç hızlandırılabilir ve rahatsızlık azaltılabilir.
- Ağız hijyenine dikkat: Diş fırçalama ve gargara ile ağız temizliği aftın iyileşmesini destekler.
- Ağrı yönetimi: Doktor önerisi ile topikal kremler veya ağız gargaraları kullanılabilir.
- Beslenme düzeni: Sert, asitli veya baharatlı yiyeceklerden kaçınmak iyileşmeyi hızlandırır.
- Vitamin desteği: B12, demir ve folik asit takviyeleri aftın iyileşmesini kolaylaştırabilir.
- Stres yönetimi: Stresin azaltılması bağışıklık sistemini güçlendirir ve iyileşme süresini kısaltır.
Aft Yarasına Ne İyi Gelir?
Aft yaralarının iyileşmesini hızlandırmak ve ağrıyı azaltmak için bazı doğal ve tıbbi yöntemler uygulanabilir. Bunlar hem rahatlama sağlar hem de tekrar oluşum riskini azaltabilir.
- Tuzlu su gargarası: Antiseptik özellikleri sayesinde aft bölgesini temizler ve iyileşmeyi destekler.
- Aloe vera jeli: Antiinflamatuar etkisi ile aftın ağrısını azaltır ve iyileşmeyi hızlandırır.
- Bal ve doğal antiseptikler: Yarayı kaplayarak enfeksiyonu önler ve iyileşmeye yardımcı olur.
- Topikal ağız kremleri: Doktor önerisi ile uygulanan ağız içi jel ve kremler ağrıyı azaltabilir.
- Soğuk gıdalar ve buz: Ağrılı bölgeyi yatıştırır ve şişliği azaltır.
Aft Oluşumu Nasıl Önlenir?
Aft oluşumunu önlemek için dengeli beslenme, düzenli ağız bakımı, stres yönetimi ve bazı alışkanlıklardan kaçınmak önemlidir. Bu yöntemler tekrarlayan aft riskini azaltabilir.
- Dengeli ve vitamin açısından zengin beslenme: Özellikle B12, folik asit, demir ve çinko içeren gıdalar tüketmek aft oluşumunu azaltır.
- Ağız hijyenine dikkat: Dişleri düzenli fırçalamak ve antiseptik gargara kullanmak, ağızda bakteri birikmesini engeller.
- Tahriş edici yiyeceklerden kaçınma: Sert, baharatlı ve asitli gıdalar aft oluşumunu tetikleyebilir.
- Stres yönetimi: Yoga, meditasyon veya nefes egzersizleri bağışıklık sistemini destekler.
- Dudak ve ağız travmalarını önleme: Dudakları ısırmamak ve sert yiyecekleri dikkatli tüketmek önemlidir.
Çocuklarda ve Bebeklerde Aft
Çocuklarda ve bebeklerde aft, genellikle ağız mukozasının hassas olması, bağışıklık sisteminin gelişim süreci ve bazı beslenme eksiklikleri nedeniyle ortaya çıkar. Erken fark edilirse uygun bakım ve tedavi ile rahatlama sağlanabilir ve tekrarlama riski azaltılabilir.
- Bağışıklık sistemi hassasiyeti: Çocukların bağışıklık sistemi henüz tam gelişmediği için ağız mukozası daha kolay tahriş olur ve aft oluşur.
- Vitamin ve mineral eksiklikleri: Özellikle demir, B12 ve folik asit eksiklikleri çocuklarda aft görülme sıklığını artırır.
- Tahriş edici yiyecekler: Sert, asitli veya baharatlı yiyecekler bebek ve çocukların ağız dokusunu tahriş ederek aft oluşumuna yol açabilir.
- Stres ve yorgunluk: Okul dönemi veya gündelik rutin değişiklikleri, çocuklarda strese bağlı aft gelişimini tetikleyebilir.
- Enfeksiyonlar: Viral veya bakteriyel hastalıklar çocuklarda ağız mukozasının hassaslaşmasına ve aft çıkmasına neden olabilir.
Aft İçin Ne Zaman Doktora Gidilmelidir?
Aftlar çoğu zaman kendiliğinden geçse de bazı durumlarda doktora başvurmak gerekir. Özellikle şiddetli ağrı, sık tekrar eden aftlar veya eşlik eden sistemik belirtiler görüldüğünde profesyonel yardım almak önemlidir.
- Şiddetli veya uzun süren ağrı: Aft 2 haftadan uzun sürüyorsa veya ciddi ağrı yapıyorsa doktora başvurulmalıdır.
- Tekrarlayan aftlar: Sık aralıklarla tekrarlayan aftlar bağışıklık sistemi veya vitamin eksikliği gibi altta yatan sorunlara işaret edebilir.
- Yaygın ve büyük aftlar: Ağızda çok sayıda veya büyük boyutta aft oluşması durumunda profesyonel değerlendirme gerekir.
- Sistemik belirtiler: Ateş, halsizlik veya başka sağlık sorunlarıyla birlikte aft görülüyorsa doktor kontrolü önemlidir.
- Çocuklar ve bebekler: Küçük yaşlarda aft görüldüğünde özellikle beslenmeyi etkiliyorsa veya çok rahatsızlık veriyorsa doktora başvurulmalıdır.