Diş eti kanseri; diş eti dokusunda ortaya çıkabilen kötü huylu oluşumlardan biridir ve belirtileri her zaman yalnızca kansere özgü değildir. Geçmeyen yara, açıklanamayan şişlik, kalıcı renk değişikliği veya tekrarlayan kanama gibi bulgular farklı ağız içi sorunlarda da görülebilir.
Bu nedenle diş etindeki her beyazlık, kızarıklık veya yara kanser anlamına gelmez. Ancak birkaç hafta içinde iyileşmeyen, büyüyen veya görünümü değişen alanların diş hekimi tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Diş eti kanseri, diş eti dokusunda gelişebilen kötü huylu tümörlerden biridir ve ağız kanserleri içerisinde değerlendirilir. Diş eti bölgesinde görülen her yara, beyazlık, kızarıklık veya şişlik kanser anlamına gelmez; bu bulgular daha sık olarak travma, aft, enfeksiyon veya farklı diş eti sorunlarıyla ilişkili olabilir.
Kesin tanı yalnızca klinik görünümle konulamaz. Şüpheli bir alanın özellikleri, ne kadar süredir bulunduğu, değişiklik gösterip göstermediği ve gerektiğinde yapılan ileri incelemeler birlikte değerlendirilir.
Diş eti kanserinde görülebilecek belirtiler kişiden kişiye değişebilir ve bu belirtilerin hiçbiri tek başına kanser tanısı koydurmaz. Özellikle uzun süre devam eden veya zaman içerisinde değişiklik gösteren ağız içi bulguların değerlendirilmesi önemlidir.
Bu belirtiler çok daha sık görülen farklı ağız ve diş eti sorunlarında da ortaya çıkabilir. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakılarak kanser tanısı konulmamalıdır.
Diş etinde geçmeyen yara veya şişlik; travma, aft, enfeksiyon, apse, protez tahrişi veya periodontal hastalık gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle uzun süren bir lezyonun doğrudan kanser olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
Bununla birlikte birkaç hafta içerisinde iyileşmeyen, büyüyen, şekli değişen veya tekrarlayan alanlarda profesyonel değerlendirme yapılması önemlidir. Diş etinde belirgin şişlik varsa diş eti şişmesi hakkında hazırlanan içerikler de incelenebilir.
Hayır. Diş etindeki beyaz veya kırmızı alanların büyük bölümü kanser dışı nedenlerle ilişkili olabilir. Aft, travma, tahriş, iyileşme dokusu ve bazı enfeksiyonlar diş eti renginde geçici değişikliklere yol açabilir.
Özellikle yeni ortaya çıkan, birkaç hafta boyunca kaybolmayan veya görünümü zaman içerisinde değişen alanların değerlendirilmesi gerekir. Diş etindeki açık renk değişiklikleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için diş eti beyazlaması içeriği incelenebilir.
Diş eti kanserinde ağrı görülebilir ancak erken dönemde her zaman belirgin ağrı bulunmayabilir. Bazı ağız içi lezyonlar başlangıçta ağrısız olabilir ve yalnızca görünüm değişikliği veya küçük bir yara şeklinde fark edilebilir.
İleri dönemlerde ağrı, hassasiyet, çiğneme güçlüğü veya çevre dokulara yayılan rahatsızlık görülebilir. Ancak ağrının bulunması veya bulunmaması tek başına hastalık hakkında kesin bilgi vermez.
Diş eti kanserinin gelişiminde tek bir neden bulunmaz. Hücrelerde zaman içerisinde meydana gelen genetik değişiklikler kontrolsüz çoğalmaya yol açabilir. Bazı çevresel ve yaşam tarzı faktörleri ise ağız kanseri gelişme riskini artırabilir.
Risk faktörüne sahip olmak kişinin mutlaka kanser geliştireceği anlamına gelmez. Aynı şekilde belirgin bir risk faktörü bulunmayan kişilerde de hastalık ortaya çıkabilir.
Ağız ve diş eti bölgesindeki kötü huylu oluşumlar açısından bazı faktörler riski artırabilir:
Bu faktörler yalnızca risk düzeyini etkiler; tanı anlamına gelmez. Kişisel risk değerlendirmesi klinik muayene ve sağlık geçmişi dikkate alınarak yapılır.
Diş eti kanseri şüphesinde ilk adım ağız içinin ayrıntılı olarak muayene edilmesidir. Diş hekimi veya ilgili uzman, lezyonun görünümünü, sınırlarını, süresini ve çevre dokularla ilişkisini değerlendirir.
Şüpheli bir alan bulunması durumunda kesin tanı için biyopsi gerekebilir. Biyopsi ile alınan doku örneği patolojik olarak incelenir. Gerekli görülürse hastalığın yayılımını değerlendirmek amacıyla görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabilir.
Diş eti kanserinin tedavisi; tümörün bulunduğu bölgeye, boyutuna, evresine, çevre dokulara yayılım durumuna ve kişinin genel sağlık özelliklerine göre planlanır. Bu nedenle her hasta için tek bir standart tedavi yaklaşımı bulunmaz.
Tedavide cerrahi yöntemler, radyoterapi ve bazı durumlarda sistemik tedaviler kullanılabilir. Tedavi planı ağız, diş ve çene cerrahisi, kulak burun boğaz, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi gibi ilgili branşların ortak değerlendirmesiyle oluşturulabilir.
Diş etindeki her değişiklik ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Ancak iyileşmeyen, büyüyen veya görünümü değişen ağız içi alanların uzun süre takip edilmeden bırakılmaması önemlidir.
Aşağıdaki durumlarda profesyonel değerlendirme alınması önerilir:
Diş eti kanaması tek başına kanser anlamına gelmez. Kanamanın daha sık görülen nedenleri hakkında diş eti kanaması sayfasından bilgi alınabilir. Uzun süren veya açıklanamayan ağız içi değişikliklerde ise kesin nedeni belirlemek için profesyonel değerlendirme yapılmalıdır.